Gece rüyamda gördüm!
Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra AK Parti'nin Cumhurbaşkanı adayı Selçuk Bayraktar olacakmış!
Şimdi diyeceksiniz ki: “Gazetecilikten rüya tabirine mi geçtin?” Hayır!
Ama bazen siyasette geleceği görmek için rüyaya değil, bugünün fotoğrafına bakmak yeterlidir. Ben de biraz rüyayı, biraz siyaseti, biraz Türkiye'nin geleceğini birbirine karıştırdım.
Ve ortaya şu ihtimal çıktı: Erken seçim olmaz, seçim zamanında yapılırsa AK Parti'nin Cumhurbaşkanı adayı Selçuk Bayraktar olursa kimse şaşırmasın! Bugün bu konuda yapılmış resmi bir açıklama yok. Bayraktar'ın ilan edilmiş bir siyasi adaylığı da yok. Dolayısıyla “aday olacak” demiyorum. Ama “olursa neden şaşıralım?” diye soruyorum.
Asıl mesele de burada başlıyor. Bayraktar'ın siyasete girmek gibi bir düşüncesi olmadığını da düşünüyorum. Ama Erdoğan sonrası AKP içinde seçimi kazanacak isim bulmak ta zor görülüyor. Kazanan olmaz mı mutlaka olur ama, riskli bir durum.
Ama Selçuk Bayraktar bu riski kapatır. Rüyamda bunu gördüm... Onun için de bir yazı yazıp rüyamı siz okuyucularımla paylaşmak istedim...
Erdoğan sonrası AK Parti ne yapacak?
Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin kurucusu ve siyasi hareketin tartışmasız lideri.
Erdoğan sonrası dönem ise yalnızca AK Parti açısından değil, Türkiye açısından da yeni bir siyasi denklem anlamına gelecek. Çünkü Erdoğan'ın ardından gelecek isim sadece oy toplamaya çalışmayacak. Aynı zamanda Erdoğan döneminin hikâyesini başka bir biçimde devam ettirmek zorunda kalacak.
Peki bu hikâyenin en güçlü başlıklarından biri ne?
Yerli teknoloji ve savunma sanayii. İşte Selçuk Bayraktar tam bu noktada ortaya çıkıyor. Selçuk Bayraktar artık sadece bir iş insanı değil. Selçuk Bayraktar'ın bugün geldiği noktaya yalnızca “Baykar yöneticisi” diyerek bakmak eksik kalır. Bayraktar; Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri olmasının yanı sıra TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı. TB2'nin dünya çapındaki ihracatı, AKINCI, TB3 ve KIZILELMA projeleri onun adını savunma teknolojileri alanında Türkiye'nin en görünür isimlerinden biri haline getirdi. TEKNOFEST'in oluşturduğu gençlik ve teknoloji hareketi ise bu alanı daha da genişletti.
Üstelik mesele artık yalnızca gökyüzü değil. Fergani üzerinden uzay teknolojileri, uydu sistemleri ve uzay taşımacılığı gibi alanlar da gündemde. Yani önümüzde yalnızca bir savunma sanayii yöneticisi değil; havacılıktan uzaya uzanan bir teknoloji vizyonunun temsilcisi bulunuyor.
Erdoğan'ın ardından "yeni nesil" AK Parti
İşte benim asıl dikkat çektiğim nokta bu. AK Parti'nin önümüzdeki yıllarda seçmenine ne anlatacağı önemli. Sadece geçmişi anlatmak yetmeyecek. Yeni kuşağa bir gelecek hikâyesi anlatmak zorunda. Bugünün 20 yaşındaki seçmeni; 2002'de AK Parti iktidara geldiğinde henüz doğmamıştı. Bu kuşak Erdoğan'ın siyasi geçmişinden çok; teknolojiye, yapay zekâya, uzaya, savunma sanayiine, girişimciliğe, dünyayla rekabet etmeye bakıyor.
Selçuk Bayraktar'ın güçlü olduğu alan da tam burası. "TEKNOFEST kuşağı" siyasetin yeni seçmeni olabilir Bayraktar'ın en önemli avantajlarından biri belki de burada. TEKNOFEST yalnızca bir teknoloji festivali olmaktan çıktı. Türkiye'nin gençleriyle teknoloji arasında bir bağ kuran büyük bir organizasyona dönüştü.
Bayraktar da bu hareketin en görünür yüzlerinden biri.
Nitekim Ağustos 2026'da Şırnak'taki TEKNOFEST etkinliğinde gençleri “geleceğin mimarları” ve “TEKNOFEST kuşağı” olarak tanımlaması dikkat çekti.
Şimdi düşünün... Erdoğan'ın siyasi tabanı büyük ölçüde muhafazakâr ve milliyetçi sağ seçmenden oluşuyor. Bayraktar'ın oluşturduğu algı ise buna teknoloji, savunma sanayii ve gençlik boyutunu ekleyebilir. Bu nedenle Erdoğan sonrası AK Parti açısından farklı bir siyasi formül ortaya çıkabilir.
Peki Bayraktar her kesimden oy alabilir mi?
İşte Cumhurbaşkanlığı seçiminin kilit sorusu bu. AK Parti'nin kendi seçmeni zaten var. Mesele AK Parti'nin dışından oy alabilmek. Selçuk Bayraktar'ın burada önemli bir avantajı olabilir. Çünkü bugüne kadar klasik anlamda parti siyasetinin içinde yer alan bir figür olmadı. Kendisini daha çok mühendis, teknoloji yöneticisi, girişimci ve teknoloji vizyonunun temsilcisi olarak konumlandırdı. Bu durum, siyasetçilerin sürekli birbirleriyle kavga ettiği bir ortamda farklı bir profil ortaya çıkarabilir. Bir taraf “siyasetçi” ararken... Diğer taraf “başarılı bir teknoloji insanı” görebilir.
Ama siyasete girerse bütün tartışmalar da beraberinde gelir. Burada pembe bir tablo çizmenin anlamı yok. Cumhurbaşkanlığı adaylığı bambaşka bir alan. Selçuk Bayraktar siyasete girerse bugüne kadar karşılaştığı eleştirilerin çok daha fazlasıyla karşılaşacaktır.
Baykar'ın devletle ilişkileri... Savunma sanayii projeleri... Aile bağları... Ticari faaliyetleri... Bunların tamamı siyasi tartışmanın konusu haline gelecektir. Muhalefet doğal olarak bunların hesabını soracaktır. Dolayısıyla teknoloji üretmek ile 86 milyonluk bir ülkeyi yönetmek arasında çok büyük fark vardır.
Cumhurbaşkanlığı yalnızca başarı hikâyesiyle kazanılmaz. Ekonomi bilmek gerekir. Hukuk bilmek gerekir. Dış politika bilmek gerekir. Toplumsal kesimleri bir arada tutabilmek gerekir. Ve en önemlisi... Devlet yönetmek gerekir. Fakat Türkiye'nin geleceğinde teknoloji belirleyici olacak
Bütün bunlara rağmen Bayraktar'ın önümüzdeki yıllarda siyasetin dışında bile kalsa Türkiye'nin geleceğinde etkili bir figür olmaya devam edeceği açık. Bugün Anayasa tartışmalara var. Çünkü dünyanın gittiği yer belli. Yapay zekâ... İnsansız sistemler... Uzay teknolojileri... Siber güvenlik... Savunma sanayii... Robotik... Yeni nesil enerji teknolojileri... Büyük devletlerin rekabet alanı artık yalnızca tank ve tüfek değil.
Bilgi. Algoritma. Çip. Uydu. Yapay zekâ. İnsansız sistem.
Türkiye bu yarışta geri kalmak istemiyorsa, Selçuk Bayraktar gibi teknoloji insanlarının ürettiği vizyonu büyütmek zorunda. Ve gelelim benim rüyaya... Şimdi yazının başındaki cümleye dönelim.
“Rüyamda gördüm.”
Belki gerçekten rüyadır. Belki de siyasetin bugünkü fotoğrafına bakınca zihnin gece yaptığı bir hesaplamadır.
Ama şunu iddia edebilirim: Erdoğan sonrası AK Parti'nin Cumhurbaşkanı adaylığı için Selçuk Bayraktar ismi bir gün ciddi biçimde masaya gelirse, bu Türkiye açısından sürpriz olmayacaktır. Çünkü Erdoğan'ın siyasi mirasının önemli başlıklarından biri; yerli ve milli teknoloji hamlesidir.
Bu hamlenin en görünür yüzlerinden biri ise Selçuk Bayraktar'dır. Dolayısıyla Erdoğan sonrası AK Parti; “Geçmişin devamı mı?” yoksa “Yeni nesil bir Türkiye hikâyesi mi?” sorusuna cevap arayacak. Eğer ikinci seçenek tercih edilirse... Benim rüyamda gördüğüm isim hiç de yabancı değil: Selçuk Bayraktar!
Ama tekrar ediyorum: Bu bir adaylık haberi değildir. Henüz ortada böyle bir açıklama yoktur. Rüyamda görünce yazmak istediğim bir siyasi öngörü, ihtimal ve köşe yazısıdır.
Gerçekleşirse... Ben de çıkar derim ki: “Ben bunu daha önce rüyamda görmüştüm!”
@Murat AYDIN






